ASLA ASLA DEMEYİN

Hepimiz, sanki çocukluğumuzda öğrenmemişiz gibi, görüşme yapmayı öğrenmenin ne kadar gerekli olduğunu bir yerlerde okuruz.
Neredeyse doğduğumuz günden itibaren, ağladığımız zaman birinin gelip bizi besleyeceğini, temizleyeceğini, ya da daha rahat etmemizi sağlayacağını içgüdülerimizle biliriz. Bu ilişkide bizim üstümüze düşen, ihtiyacımız karşılandığında ağlamayı kesmektir.
Büyüdükçe, pazarlık becerilerimiz de çevreye uyum sağlar; büyüklerden, arkadaşlarımızdan ya da anne-babamızdan bir şey istediğimizde onu nasıl elde edeceğimizi öğreniriz. Ama çok geçmeden gün gelir, bildiğimiz pazarlık yöntemleri işe yaramaz olur. “Hiçbir zaman” ve “her zaman” kavramlarını öğrenmemizle birlikte bir çoğumuzun pazarlık yeteneği yok olur.
2007-06-03
Yorum ekle admin
|